Selanik, İstanbul’dan bir buçuk saatlik uçuşla ulaşılan, Türkiye’den hafta sonu kaçamağı için en pratik Yunan şehirlerinden biri. Şehrin merkezi yürünebilir ölçekte: sahil bandı, çarşılar ve tepedeki eski mahalle bir günlük yürüyüşe sığıyor.
Birinci gün: sahil, çarşılar ve Beyaz Kule
Güne sahil bandından başlamak, şehrin ölçeğini anlamanın en kolay yolu. Liman tarafından Beyaz Kule’ye kadar uzanan yürüyüş yolu yaklaşık üç kilometre. Beyaz Kule, şehrin simgesi ve içindeki müze Selanik tarihini kronolojik olarak anlatıyor.
Öğle saatlerinde rota merkeze dönüyor. Modiano ve Kapani çarşıları, şehrin gündelik hayatının merkezinde. Balık tezgâhları, baharatçılar ve küçük meyhaneler yan yana. Aristotelous Meydanı, sahil ile çarşı bölgesini birbirine bağlayan ana aks.
Akşam için Ladadika bölgesi öne çıkıyor. Eski depo binalarının restore edilmesiyle oluşmuş bu bölge, meyhane ve bar yoğunluğuyla gece hareketinin merkezinde.
İkinci gün: Ano Poli ve Bizans surları
İkinci güne şehrin en eski mahallesi Ano Poli ile başlamak mantıklı. Yukarı Şehir anlamına gelen bölge, 1917 büyük yangınından kurtulan tek kesim. Dar sokaklar, ahşap cumbalı evler ve Osmanlı dönemi yapıları burada ayakta.
Mahallenin en yüksek noktasındaki Bizans surları ve Eptapyrgio kalesi, şehrin ve Termaik Körfezi’nin tamamını gören bir manzara sunuyor. Aynı bölgede Atatürk’ün doğduğu ev, müze olarak ziyarete açık.
Ano Poli’den merkeze inerken Rotonda ve Galerius Takı gibi Roma dönemi yapıları yolun üzerinde kalıyor. Ayasofya ve Aziz Dimitrios kiliseleri, kentin Bizans katmanını gösteren duraklar.
Pratik bilgiler
Şehir merkezinde ulaşım büyük ölçüde yürüyerek çözülüyor. Sahil ile Ano Poli arasındaki kot farkı belirgin, yukarı çıkarken otobüs kullanmak yürüyüşü kolaylaştırıyor. Restoranlar akşam yemeğine geç saatte başlıyor, 21.00 öncesi salonlar genelde boş oluyor.
Selanik’e Türkiye’den doğrudan uçuş, otobüs ve özel araçla karayolu seçenekleri var. Kara sınırı İpsala ve Kapıkule üzerinden geçiliyor.














