Turizm Gazetesi - Turizm Tatil Seyahat.com

Orhan Pamuk’un gözünden Venedik Bienali

15 Temmuz, 2009 | 11:29

VenedikOrhan Pamuk’un bir süredir yaşadığı Venedik üzerine dördüncü denemesi Venedik Bienali ağırlıklı. Pamuk, Türkiye’de sadece SABAH için yazdı.

Çarşamba sabahları, Venedik’te La Foscari Üniversitesi’nde derse giriyorum. Bunun için, sabah erkenden kalkıp Grand Canal’ın öbür yakasına geçmem gerek. Ta aşağıya Accademia Köprüsü’ne yürümek istemediğim için, işlerine giden birkaç Venedikli’yle birlikte gondola binip karşı yakaya geçiyoruz.

Gondolda, bir yandan derste anlatacağım şeyleri, elimdeki kâğıtlardan son bir kere daha gözden geçirirken, bir yandan da serin harika Venedik sabahının güzelliğini bir kere daha görmek için arada bir başımı kaldırıyorum.

Yeni başlayan gün, karşımdaki manzaranın güzelliği, gondolun hafifçe sallanışı bende önümde sınırsız bir zaman olduğu, daha yüzlerce, binlerce yıl yaşayacağım duygusunu uyandırıyor. Mavi gökte geceden kalma birkaç yıldızı gördüğümü zannediyorum.

Aynı geniş ve sınırsız zaman duygusunu, Dolfin Sarayı’nda ders verirken de hissediyorum. Sarayın dershaneye çevrilmiş duvarlarındaki koskocaman aynalar yüzünden belki… (Aynaların yerinde eskiden büyük Tiepelo resimleri varmış.) Roman sanatı hakkında anlattıklarım, 100′e yakın öğrenci ve meraklının iyi niyetli bakışları, her şey aynalarda yankılanarak sanki zaman dışı bir yere gidiyor.

Hırsla konuşa konuşa sanki o yere ben de yetişmeye çalışıyorum, kendimi iyice yorana kadar romanlar hakkında konuşuyorum. Dersten sonra gene aynı acele duygusuyla, bu sefer köprüden ve sokakları doldurmuş turist kalabalığının arasından geçerek eve dönüyorum.

Bugün Bienal’e, sergilere gitmek istiyorum çünkü… Bienal Venedik’te, tıpkı yıl sonunda, lisede sahneye konan oyunu bekler gibi kendimizi hazırladığımız bir şey.

Bizim palazzonun ilk katları, arka kısımları da aylar önceden Bienal için hazırlanmaya başladı. Üç ayrı ülkeye sergi evi işi görecek daireler temizlendi, boyandı.

Açılış partilerinin verileceği yan bahçenin hoş kokulu güllerini bahçıvanlar özenle sulayıp baktı. Yangına karşı yeni belediye tedbirlerinin de “Bienal yüzünden,” yapıldığını, palazzomuzun hafifçe gülümseyen sahiplerinden öğrendim. Bir sabah bakkaldan, elimde meyve ve zeytinli ekmek paketleri, dönerken, İran pavyonunun önünde sandıkların açıldığını, kara renkli heykellerin paketlerinden çıkarıldığını ve çok dikkatli bir gözlemcinin – Bir gazeteci?- bu ayrıntıları özenle ve mutlulukla kamerasıyla kaydettiğini gördüm.

BİENALİ GEZMEK

Daha sonra komşular, dostlar, üniversitedeki diğer hocalar açılış gecesi hangi davetlere gideceğimizi sordu. Aynı hafta sonu bir akşamüstü vaporetto ile Grand Canal’dan St. Marco’ya doğru inerken, yeni açılan müzelerin avlularında, palazzoların balkonlarında, benim gibilere ‘masallardan çıkma’ gibi gözüken şık giyimli ‘zengin, sanatsever’ kalabalıklar gördüm.

Cumartesi gecesi geç vakitte, Accademia Köprüsü’nden, Peggy Guggenheim Müzesi’nde verilen davetten ayrılanlar için gelmiş, sıra sıra motorların kuyruğunu; yorgun davetlilerin kanalların ışıltılı sularından Venedik’e dağılışını seyretmek, karşı yakadan Great Gatsby’nin verdiği davetlerin ışıklarını seyretmek gibiydi.

Bütün bu davetler, şıklık, zenginlik, hayatımın İstanbul’da geçen 50 yılında saflıkla gözden kaçırdığım bir şeyi bana hatırlatmak için yapılıyordu sanki: Batı sanatını harekete geçiren temel güçlerden biri de zenginlerin ve iktidar sahiplerinin ne kadar zengin ve iktidarlı olduklarını gösterme endişesi…

Ama dersten çıkıp Giardini’deki milli pavyonlara, Bienal’e çağırılmış sanatçıların işlerine doğru koşarken, oyuna koşan bir çocuğun heyecanı vardı içimde.

‘Çağdaş Sanat’ bütün ahlaki ve siyasi eğilimlerine rağmen, her zaman oyundan yana olduğu için belki. Belki de parkın içinde çocuklar için eğlence yeri gibi duran ulusal pavyonların modası geçmiş ‘tarihî’ havalarından… Ben de bir müze yapıyorum (Masumiyet Müzesi) ve modern ve çağdaş sanatın bu en eski ve itibarlı merkezinde acaba işime yarayacak, tekniğinden yararlanabileceğim bir şeyler görür müyüm diye de düşünüyorum.

Kore pavyonunda gördüğüm-yaşadığım daha doğru kelime- Haegue Yang’ın kokulu yerleştirmesi (installation) mesela. Müzelerin yalnız görsel duyumlara (sensation) değil, bütün algı merkezlerimize açık olması gerektiğini belki de resim sanatına önem vermeyen bir İslam ülkesinden olduğum için yeniden düşünüyorum.

Pek çok pavyonda sanatçıların ses yerleştirmelerine de bu yüzden dikkat ediyorum. Sergi gezerlerin çoğu koku salan özel aletlere (scent emitters) tıpkı benim yaptığım gibi, başta burunlarını değil gözlerini dayıyorlar ve hiçbir şey göremeyince sinirlenip birbirlerine bakıyorlar.

Venedik Bienali’nde ‘çağdaş sanat’tan zevk alabilmek için, her yerleştirmeden önce, sanatçının niyeti ve ne yaptığı konusunda okumak gerektiğini de kesinlikle anladım.

Çoğu zaman iyice uzun olan bu metinler, bazan kötü romanlarda olduğu gibi, okurlara ya da sergi gezerlere yalnız sanatçının niyetini, eserin bağlamını açıklamakla kalmıyor; eser karşısında hissetmemiz gereken şeyi de bize öğütlüyor.

Ya bu metinleri okumaya vaktim yetişmediği ya da benden beklenen duygusal tepkiyi veremediğim için, ben de Venedik Bienali’ni gezen pek çok kişi gibi bazen kafamın karıştığını, bazen sanat eserini anlayamadığımı hissediyor, bir eksiklik duygusu yaşıyordum.

Rus sanatçı Pavel Pepperstein’ın resimleri belki de yazıyla resmi rahatlıkla ve oyunculukla birleştirdiği için hoşuma gitti. Bana William Blake’i hatırlatan bu resimlere uzun uzun baktım.. Hollanda pavyonunda video sanatçısı Fiona Tan’ın işlerini seyrederken, onun benim müzem için bir şey yapmasını hayal ettim.

Bienali gezmek, benim için, ancak kendi hayal ve tasarılarımla ilişki kurabildikçe heyecanlandırıcı oluyor. İçine girmek istediğim bu âlemin dışında kaldıkça sinirlenip öfkeleniyorum. Grazia Toderi’nin Orbite Rosse adlı videosunu seyrederken bir sınırsızlık duygusuna kapıldım.

Tıpkı sabah aynalarla kaplı saray odasında roman sanatından bahsederken hissettiğim gibi. Bu duygu uzaydan, güvenli bir noktadan dünyanın geleceğine bakmaya da benziyordu.

Arsenal’deki eski halat fabrikasının karanlık odaları bomboştu, bu duyguyla ve yorgunlukla bir köşeye uzandım ve metafizik düşüncelerle çocuk gibi biraz uyudum.


İtalya Turları

Roma, Venedik, Floransa, Milano, Gurme Turları ve tüm İtalya.

İtalya Turu
İtalya Promosyon

Roma & Floransa & Venedik, 6 gece 7 gün promosyon turu.

İtalya Promosyon
İtalya Otelleri

İtalya otelleri sadece
29 Euro'dan başlayan fiyatlarla.

İtalya Oteller
İtalya Gurme Turları

Montecatini Terme,
Villa Pitana...
Şarap İtalya'da tadılır.

İtalya Şarap ve Gurme

Yorum yapın

Note: Your comment will be viewable after approval.

Yorum Yok »

Henüz yorum yapılmamış.

  • İtalya turları tarih kokuyor İtalya turları tarih kokuyor

    TARİH TUTKUNLARININ BİR NUMARASI; İTALYA TURLARI Yurtdışı seyahatlerinin en gözde destinasyonlarından biri olan İtalya turları, tarih meraklılarını adeta nirvanaya yükseltiyor. Avrupa’nın önemli sanat ve kültür başyapıtlarını... 

  • Yaşam kalitesi en yüksek ülke Fransa Yaşam kalitesi en yüksek ülke Fransa

    International Living dergisinin yaptığı araştırmaya göre, yaşam kalitesi en yüksek ülke Fransa. Hayat pahalılığı, kültür, eğlence, ekonomi, çevre, özgürlük, sağlık, alt yapı, güvenlik ve iklim konularının değerlendilidiği ankette... 

  • Venedik sular altında Venedik sular altında

    Gondollarıyla ve su kanallarıyla ünlü İtalya’nın Venedik şehrinde aşırı yağmurlar sonrası meydanlar bile su altında kaldı. Venedik şehrinin en ünlü meydanı olan San Marco meydanında suların yüksekliği 131 santimetreyi buldu. Yetkililer... 

  • Milano Carmen Operası’na hazır Milano Carmen Operası’na hazır

    İtalya’nın en önemli turizm ve kültür kentlerinden Milano 7 Aralık’da sezon açılışını yapacak olan La Scala Tiyatrosu’nda sergilenecek Carmen Operası’na hazır. Bu sene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Rusya Devlet... 

  • Kuşadası Limanı 576 gemi ağırladı Kuşadası Limanı 576 gemi ağırladı

    Turizmin göz bebeklerinden Kuşadası’nın 10 aylık turizm istatistikleri açıklanırken Kuşadası Limanı’na 576 turist gemisinin sefer yaptığı bildirildi. Turist gemileri bu süre zarfında toplam 533 bin 57 turisti Kuşadası’na... 

  • Marinalarda boş yer yok evet yeni marinalara ve çekek yerlerine ihtiyacımız var ama öncelikle Türk tekneleri için bu sıkıntı geçerli bu kadar yabancı düşkünü olmayın,eğer yabancılara karşı bir düşkünlüğünüz varise gidin marinacılığıda yabancı ülkelerde yapın tabiki sizi oralara kabul ederlerse,buldunuz boş meydanı kendi işinize geldiği gibi talep ediyorsunuz,bu kadar özel marina yapmak yeine Köylere Limanlar ve çekek yerleri yapılması
  • Gazete ve dergi için Lisan bilen metin yazarları Amerika dan kesin donus yaptim , is aramiyorum ancak part time veya online yardimci olabilirim ...
  • Lisan ve Bilgisayar bilen Turizmci aranıyor Harbiye de oturuyorum anadil seviyesinde inglizce biliyorum . oniki senelik turizimciyim . part time is ariyorum .
  • İskeçe, Kavala ve Dedeağaç’a lezzet turu gezı tarıhlerınızı ve ucretlerınızı bıldırırmısınız
  • İskeçe, Kavala ve Dedeağaç’a lezzet turu bugünkü hürriyet gazetesinde geziyi okuyunca çok hoşuma gitti tam istediğim gibi diye geçirdim aklımdan ama gitmek kısmet olurmu bir başka sefere bilemiyorum
Banner
Uzakdoğu Turları

Bangkok, Phuket, Singapur, Bali, Samui... Yıl Boyunca....

Uzakdoğu Dünyanın en güzel adası

Dünyanın en güzel adası seçilen Samui sizi bekliyor.

Samui Küba'da Tatil

Roma, Venedik, Floransa, Milano, Gurme Turlari ve tüm İtalya.

Küba Unutulmaz balayı anları

Dünyanın saklı cennetlerinde balayı keyfini eşinizle birlikte yaşayın.

Balayı

Turizm gazetesi Turizm Tatil Seyahat.com üzerinde reklam vermek için Hot Affiliates reklam ekibi ile iletişime geçebilirsiniz.


© 2008-2009 - Turizm Gazetesi | Turizm Tatil Seyahat.com Tüm hakları saklıdır.